KONGRE SONUÇ BİLDİRGESİ



Dünyadaki su kapasitesinin %1’inden daha azının insani tüketim amaçlı kullanım için uygun olmasının yanı sıra hızlı nüfus artışı, kentleşme, sanayileşme, kimyasal maddelerin üretim ve tüketimindeki artışlar, küresel iklim değişikliği gibi diğer çevresel sorunların da ayrılmaz bir parçası olan su kıtlığı ve su kirliliği, ülkemiz dahil tüm dünyayı etkilemeye başlamıştır. Bu nedenlerle ulusal ve uluslararası anlamda suyun ve sağlığın bir arada ele alındığı 3. ULUSLARARASI SU VE SAĞLIK KONGRESİ T.C. Sağlık Bakanlığı, DSİ, Karadeniz Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve İLBANK işbirliğinde 12-15 Kasım 2019 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenmiştir. İlgili taraflar ve paydaşlar Kongreye büyük ilgi göstermiş ve Kongre başarıyla tamamlanmıştır.

Mühendislik, sağlık bilimleri ve tıp, fen ve sosyal bilimler, ilgili kamu kurumlarının merkez ve taşra teşkilatı ve özel sektör olmak üzere, bilimsel ya da hizmetsel anlamda suyla ilgilenen 21 farklı ülkeden 1000’e yakın katılımcı “Suya Dair Her Şey” teması altında kongremizde bir araya gelmiştir.

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, T.C. İçişleri Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere 74 kamu kurum ve kuruluşu, sivil toplum kuruluşu ile Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Ofisi kongremizde yer almış; yurtdışından da B.EN.A (Balkan Environmental Association), EFBW (European Federation of Bottled Water) ve FEE (Foundation for Environmental Education) kurumsal olarak kongremizi desteklemişlerdir. Ayrıca birçok özel sektör kongremizin organizasyonuna katkıda bulunmuştur.

 Kongremiz yoğun bilimsel etkinliklere, toplantılara, çalıştay ve eğitimlere ev sahipliği yapmıştır:

  • İki ana salonda 103 konuşmacının yer aldığı 3 açık oturum, 22 panel, 1 konferans ve 1 uydu sempozyumu
  • İki paralel salonda ulusal ve uluslararası katılımcılar tarafından gönderilen 205 bildiriden kabul edilen ve sunulan 161 bildiri (2 salonda 130 sözlü bildiri, poster alanında sergilenen 31 bildiri)
  • Kongremize TİKA desteğiyle Afganistan, Pakistan, Bangladeş, Nijer, Etiyopya, Kenya, Çad’dan gelen katılımcılarla T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, DSİ, TİKA,Antalya Büyükşehir Belediyesi, akademisyenler ve teknik uzmanların da katılımıyla “Sağlıklı ve Güvenli İçme Suyuna Erişim Çalıştayı” ve “Antalya Su Kanalizasyon İdaresi Atıksu Arıtma Tesisi Teknik Gezisi”
  • Ambalajlı Su Üreticileri Derneği yetkilileri ile teknik toplantı
  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan kongreye katılım sağlayan yetkililer ile su özelinde çevre sağlığı çalışmalarının iyileştirilmesine teknik toplantı ve ambalajlı su tesisi denetimi
  • Ülkemizdeki Mavi Bayrak sayısının artırılması çalışmalarına yönelik teknik toplantı
  • Belediye çalışanlarına yönelik olarak ücretsiz, yarımşar gün süren kurslar:
    • İçmesuyu Dezenfeksiyonu ve Depo Temizliği Eğitimi (110 katılım)
    • İçmesuyu Arıtma Tesislerinde Tasarım ve İşletme Esasları Eğitimi (95 katılım)

 Kongremizde, gelenekselleşen ve yeni oluşturulan sosyal sorumluluk etkinliklerimizle, toplumun tüm kesimlerine “su” konusundaki farkındalığını artırmak, suya ve doğaya katkıda bulunmak amacı güdülmüştür:

  • 721 katılımcı tarafından gönderilen 2160 fotoğrafın yer aldığı, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) onaylı “Suya Dair Her Şey Konulu Fotoğraf Yarışması” düzenlenmiştir.
    • 36 fotoğraf Kongre boyunca fuaye alnında sergilenmiştir.
  • T.C. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı, 81 ildeki tüm resmi ve özel, ilk ve ortaöğretim kurumlarını kapsayan "Suya Dair Her Şey” konulu “Kompozisyon ve Resim Yarışmaları” düzenlenmiştir.
    • Seçilen eserlerden oluşan sergi Kongre süresince katılımcıların beğenisine sunulmuş, yarışmaya katılan eserler e-kitap olarak hazırlanmış ve Kongre kitabının da yer aldığı elektronik ortamda tüm katılımcılara dağıtılmıştır.
  • “Suya Dair Her Şey temalı slogan yarışması” düzenlenmiştir.
    • 610 slogan gönderilmiş, en çok beğenilen 10 slogan, Kongre görsellerinde kullanılmıştır.
  • Kongre öncesinde T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içerisinde, Erzurum il ve ilçelerinde 50 ilköğretim okulunun su deposu temizliği yaptırılmıştır.
  • Tüm katılımcılara T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü’nden temin edilen çam fidanları hediye edilmiş, Kongrede panelist davetli konuşmacılarına adına yapılan fidan bağışının belgesi sunulmuştur.
  • Prof. Dr. Çağatay GÜLER tarafından Kongre için hazırlanan “Su ve Sağlık Bulmacaları” kitabı basılı olarak tüm katılımcılara dağıtılmıştır.
  • Kongre boyunca, küçük dokunuşların fark yaratacağı vurgusuyla, suyun korunmasını hedefleyen görsel ve sloganlara yer verilmiştir.

 Kongre bilimsel oturumlarında ortaya çıkan ve vurgulanan görüşler ise şunlardır:

  • Temiz ve güvenli suya erişim bir insan hakkıdır. Bunun için musluktan temiz ve güvenli suyun kesintisiz olarak akması sağlanmalıdır. Kamu adına bu işle görevli ve yetkili kılınan kurum ve kuruluşlar halkın bu hakka erişimini sağlamak için çaba göstermekle yükümlüdür.
  • Suyun her türlü kirleticiden korunması temel yaklaşım olmalıdır. Su çevresel faktörlerden hızla ve fazla etkilendiğinden, kendisinin de temas ettiği su ürünlerini, tarımsal ve hayvansal ürün ve gıdaların kalitesini ve sağlıklı oluşunu önemli düzeyde etkilemektedir.
  • Su kıtlığı önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle su tasarrufu son derece önemlidir. Atıksuların ayrı toplanması ve yeniden kullanımı, yağmur suyu hasadı, suya hassas kentsel tasarım konuları öncelikli olarak çalışılmalıdır. Tarımsal alanda su tüketimini azaltacak teknolojiler kullanıma sokulmalıdır.
  • Su kaynaklarının korunması ve yönetimi konusunda tüm kamu ve özel kurum/ kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları vb. çok paydaşlı sağlık sorumluluğu çerçevesinde hareket etmelidir. Bu anlamda Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Çok Paydaşlı Sağlık Sorumluluğunu Geliştirme Programı” iyi bir rehber ve yol gösterici olacaktır. Su ile ilgili tüm tarafların aynı amaç doğrultusunda birlikte çalışmasının zorunlu ve yadsınamaz olduğu açıktır.
  • Su kaynaklarının korunmasına yönelik olarak havza bazlı su yönetimi uygulamaları bütünüyle hayata geçirilmelidir.
  • İçme ve kullanma suyu ile atık su çalışmaları Büyükşehirlerde olduğu gibi tüm illerimizde tek bir elden, su ve kanalizasyon idareleri tarafından yönetilmelidir. Bu konuda mevzuat değişikliği ile ilgili çalışmalar başlatılmalıdır.
  • Hizmetsel anlamda su ile ilgili kamu ve özel kurum ve kuruluşlarda çalışanların nitelikli ve eğitimli olmaları koşul olmalıdır.
  • İçme suyu arıtım tesislerinin tipinin bölgenin ihtiyacına göre belirlenmesi ve yerel yönetime devredilen içme suyu arıtım tesislerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması son derece önemlidir.
  • İçme sularının dezenfeksiyonunda yeni yöntemler ve uygulamalar üzerinde çalışmalar olsa da kalıcı (residüel) etkisi nedeniyle klorlama vazgeçilmez bir uygulama olarak gündemdeki yerini korumaktadır.
  • İçme-kullanma suyu kalitesinin izlenmesinde SCADA sistemleri kullanımı yaygınlaşmalıdır.
  • Su yönetimi çalışmalarında “toplumsal hesap verilebilirlik” yaklaşımı benimsenmeli, mevzuatlarla tanımlanan her türlü su kalitesi izleminde elde edilen veriler toplumla ve bilim çevreleriyle paylaşılmalı, böylelikle verinin bilgiye dönüşümü ve topluma yönelik hizmet planlamasında kullanımı sağlanmalıdır.
  • Tüm organize sanayi bölgelerinde uygun, etkin ve sürekli çalıştırılan atıksu arıtma tesisleri kurulmalı ve denetimleri yapılmalıdır.
  • Dünya ve ülkemizde turizm etkinlikleri ile gönüllü ve zorunlu insan hareketliliği bu yüzyılda çok daha büyük boyutlara ulaşmıştır. Turizm etkinlikleri ile kitlesel göçlerle karşı karşıya kalan toplumlarda su varlığı ve kirliliği ile ilgili riskler ve atıksu sorunları da artmaktadır. Çözümü noktasından ulusal ve uluslararası işbirliklerinin artırılmasına gereksinim vardır.
  • Toplumun sağlıklı ve güvenli su tüketiminde ambalajlı sular önemli rol oynamaktadırlar. Ambalajlı suların kaynaktan tüketiciye kadar sağlıklı ve güvenilir şekilde ulaştırabilmesi için izlemler etkin ve sürekli yapılmalı; dış etkenlerin olumsuz etkilerinden korunmalarının sağlanması için, üretici, dağıtıcı, satıcı ve tüketicinin bilinçlendirilmesi ve eğitimleri önem arz etmektedir.
  • Mikroplastikler son zamanlarda dünya genelinde tartışılan kirleticiler olup günlük yaşamın pek çok alanında yer almaktadır. Mikroplastiklerin insan ve çevre sağlığı üzerine etkileri araştırılmaya, sonuçları da topluma döndürülecek şekilde mevzuat düzenlemesine açık bir konudur. Bu alanda ulusal ve uluslararası işbirlikleri kurulmalı ve projeler üretilmelidir. Son yıllarda yenilikçi doğa dostu ambalajlı su ürünlerin geliştirilmesine ve yaygınlaştırılmasına yönelik çabalar olmakla birlikte; ambalajların geri dönüşümlü olması, yasal ve ekonomik açıdan da teşvik edilmelidir.
  • Su kaynaklı bulaşıcı hastalıklar ve ishaller, gelişmemiş ve az gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünyada ölüm nedenleri arasında hâlâ önemli yer tutmaktadır. Bunların önlenmesi için suların dezenfeksiyonu ve kontrolü etkin ve sürekli bir biçimde yapılmalı, gerekli tüm önlemler alınmalıdır.
  • Su kaynaklarının korunması ve su savurganlığının önlenmesinde medya çok önemli bir araçtır. Medyanın çevre ve su konularına ilgisi artmalı, doğaya ve topluma katkı sunacak çabalar içerisinde yer alması sağlanmalıdır.
  • Tüm toplumu kapsayacak şekilde “su okuryazarlığı” kavramını geliştirmeye yönelik çalışmalara hız verilmeli, konu örgün eğitim programlarının ayrılmaz parçası haline getirilmelidir.

Uluslararası düzeyde suya dair her şeyin konuşulduğu, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile STK'ları buluşturan ve önemli çıktılarla tamamlanmış olan Kongre; konunun tüm taraflarını yapıcı ve çözüm üretici bir ortamda buluşturması açısından amacına ulaşmıştır. Ancak, suyun tek sahibi ve kullanıcısı insanlar değildir. Doğa ve insan için suyun, güvenli ve sağlıklı bir şekilde korunması ve geleceğe taşınması, hepimizin ve tüm dünyanın temel görevidir; bu alanda çalışmalar ve işbirlikleri artarak devam etmelidir.

Kongre Düzenleme Kurulu olarak T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, DSİ Genel Müdürlüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve İLBANK başta olmak üzere 3. Uluslararası Su ve Sağlık Kongresi’ne emeği geçen herkese, Bilim Kurulu üyelerine, tüm kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile tüm kongre katılımcılarına teşekkür ederiz.



3. ULUSLARARASI SU ve SAĞLIK KONGRESİ
KONGRE DÜZENLEME KURULU